27 Nisan 2026 tarihinde Hakan Kaplan tarafından bildirilen habere göre, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin üç kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasına el attı. Başsavcı Cansu, dosyayı yeniden incelemeye alarak soruşturmayı derinleştirme kararı aldı.
Yeni oluşturulan özel ekip, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluştu. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu gün şehrin tüm güvenlik kameraları kayıtları ve PTS verileri toplandı. Gülistan’a ait yeni görüntülerin de dahil olduğu toplamda 70 KGYS ve yaklaşık 700 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü dosyaya eklendi.
Başsavcı Ebru Cansu, Gülistan’ın kaybolmadan önceki son anlarını içeren görüntüleri dikkatle inceleyerek, kaybolduğu gün yaşananları aydınlatmaya çalıştı. Ayrıca dosyadaki bazı şüpheliler üzerine HTS ve PTS çalışmaları gerçekleştirildi. Yapılan detaylı çalışmalar sonrası cinayet soruşturmasına dönüşen dosyada, 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde operasyonlar düzenlendi ve 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyadaki en dikkat çekici isimlerden biri, ABD’de bulunan Umut Altaş için çıkarılan kırmızı bülten oldu.
Gözaltına alınan şüpheliler arasında, Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Gülistan’a son temas ettiği belirlenen Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklandı. Ayrıca Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile ailesi, ve ihraç edilen polis memuru Gökhan Ertok da ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçlamasıyla tutuklananlar arasında yer aldı. Bunun yanı sıra, Gülistan’ın hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlamasıyla tutuklandı.
Başsavcı Ebru Cansu, Sabah gazetesine verdiği demeçte, dosyanın 14 klasöre ulaştığını ve her yeni analizle birlikte dava dosyasının daha somut verilere dayandığını belirtti. Cansu, süreç boyunca yetkisiz kişilerin dosyaya erişimini engelleyerek titiz bir çalışma yürüttüklerini ve önemli ilerlemeler kaydettiklerini vurguladı. “Gülistan’ın kullandığı telefon hattının detayları, benim için en kritik eşik oldu,” şeklinde ifadelerde bulundu.
Bu gelişmeler, Gülistan Doku’nun kaybolduğu günden bu yana süren soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte. Kamuoyunun dikkatle izlediği bu dosya, daha fazla bilgi ve gelişmelerle devam edecek.