İbn-i Sina’nın bin yıl önce önerdiği şifa dolu 20 besin

İbn-i Sina’nın bin yıl önce önerdiği şifa dolu 20 besin

Posted by
Kuşyar adlı bir hekimin yanında tıp eğitimi alan İbn-i Sina, Buhara’da babasından ve döneminin ünlü bilginlerinden özel ders ve iyi bir eğitim aldı. İbn-i Sina, olağanüstü hafızası ve zekası sayesinde, 14 yaşına geldiğinde öğretmenlerini geçmeye başlamıştı. Felsefe, edebiyat, matematik, tıp gibi çeşitli alanlarda engin bir bilgi birikimine ulaştı. 16 yaşında tıbba dönen İbn-i Sina, bu konudaki bilgileri öğrenmekle kalmayıp yeni tedaviler de geliştirdi. 19 yaşında doktor unvanı elde edip ücret almaksızın hastaları tedavi etmeye başladı. İbn-i Sina, Samani Hükümdarı Nuh bin Mansur’un hastalığını iyileştirmeyi başardı. Bunun üzerine Buhara’daki olağanüstü zengin kitaplıktan dilediği gibi yararlanmasına izin verildi. Burada bulup okuduğu kitaplar sayesinde bilgisi daha da derinleşen ve düşünceleri gelişen İbn-i Sina,  21 yaşına geldiğinde dönemin en büyük hekimlerinden biri sayılıyordu. Batılı kaynaklarda ‘’Hakim-i Tıb’’ diğer bir deyişle “Hekimlerin Piri ve Hükümdarı” olarak nitelendirilen İbn-i Sina’nın bin yıl önce kaleme aldığı ‘’Küçük Tıp Kanunu’’ kitabında bahsettiği mucize besinler adeta şifa dağıtıyor. İbn-i Sina’nın bahsettiği bu besinler, birçok hastalığa karşı kalkan görevi görüyor. İbn-i Sina’nın, o dönemde her derde deva denilen mucize bir tarifi de bulunuyor. Peki, hangi besin hangi hastalığa iyi geliyor? İbn-i Sina’nın önerdiği besinler neler? İşte İbn-i Sina’nın ‘tüm hastalıkların çaresi’ diye nitelendirilen mucize karışım tarifi ve mutlaka tüketilmesi gereken besinleri sizler için derledik. Protein bakımından zengin olan kuşkonmaz, kalori ve karbonhidrat bakımından düşük alkalin bir besindir. Aynı zamanda potasyum, folat, vitamin A, C, K ve B vitamini açısından mükemmel bir kaynaktır. Diyet lifleri içeren kuşkonmaz; niasin, fosfor ve sodyum açısından da zengindir. İçerisinde bol miktarda E vitamini bulunan susam, kalbe iyi gelir. Yüksek oranda lesitin içeren susam yağı ise beyin ve sinir hücrelerini destekler. Ayrıca iyi bir kalsiyum kaynağı olan susam, tırnak sağlığı için de oldukça faydalıdır. Beyaz leblebi, midedeki asit oranını dengeleyerek yanma ve ekşime gibi sağlık problemlerine iyi gelir. Özellikle reflü, gastrit ve ülser gibi mide hastalıklarının yaşanma riskini azaltır ve bedeni ısıtır. Süt, yorgun ve gergin insanların gıdasıdır. Bu nedenle vücudunuzun kuvvetini korumak için süt içmeye özen gösteriniz. Göğüs hastalığı gibi bir şikâyetiniz varsa badem yiyiniz. Üzerine bal şerbeti içmeniz tavsiye edilir. Bünyeniz zayıf ise ve şişmanlamak istiyorsanız koyun başını kaynatıp suyunu içebilirsiniz. Kuzu kulağı, pişirilip suyu süzüldüğünde beyni çalıştırır ve mideye oldukça faydalıdır. Tansiyonunuzun yüksek olması durumunda kabak suyu içebilirsiniz. İyi ve dengeli beslenmek için yumurtadan faydalanabilirsiniz. Hurma, mideyi rahatlatır ve kan üretimine yardımcı olur. Kalbinizi güçlendirmek için elma yemeye özen gösteriniz. Karaciğerinizi çalıştırmak için karnabahar yiyebilirsiniz. Felce yakalanmış kişilerin çam fıstığı tüketmesi gerekir. Sırt ağrısından şikâyetçiyseniz sarımsak yiyebilirsiniz. Mafsal ağrılarına karşı kuru üzüm tüketebilirsiniz. Omurgalarınızda ağrı varsa tavuk suyu içiniz. İdrar söktürmek için kereviz tüketebilirsiniz. Kansızlığı gidermek için bal tüketebilirsiniz. Kalp çarpıntısına karşı kişniş yiyebilirsiniz. Nane, mideye çok yardımcıdır. Hekimlerin Piri olarak bilinen İbn-i Sina’nın incir ve zeytinyağı karışımı, birçok hastalığa karşı adeta kalkan görevi görür. İncir karışımı, özellikle astım gibi solunum yolu hastalıklarına iyi gelir. İbn-i Sina’nın önerdiği incir karışımının en önemli etkisi ise kanseri önlemesidir. Bu karışımı, düzenli bir biçimde tüketerek etkilerinden faydalanabilirsiniz. Peki incir ve zeytinyağı karışımı nasıl hazırlanır gelin birlikte bakalım. Malzemeler:

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.