Ortaya çıkan gerçek herkesi şaşırttı! ‘Sırrını bilen işçileri öldürdüler’

Mısır Piramitleri, Mısır’da yer alan eski piramit şekillerde yapılar. Mısır’da 100’den fazla piramit var. Piramitlerin çoğu Eski Krallık Dönemi’nden Orta Krallık Dönemi’ne kadar firavunların mezarı için inşa edilmiş. Bilinen en eski piramit 3. Hanedan döneminde inşa edilen Basamaklı Piramit. Bu piramit ve etrafını çevreleyen bloklar; mimar İmhotep tarafından tasarlanmış. Ayrıca bu yapılar dünyanın en eski şekilli taşlardan inşa edilmiş yapısı. Bazı kaynaklarda yapımda çalışan işçiler piramitlerin sırrını bildikleri için yapım bittikten sonra öldürülmüşler iddiası da var.


En çok bilinen piramitler Gize’de bulunmuş. Birkaç Gize Piramidi inşa edilmiş en büyük yapılardan. Gize Piramitleri’nin en büyüğü olan Keops Piramidi şu ana kadar zarar görmeden ayakta duran, Dünya’nın Yedi Harikası’ndan biri olarak görülmekte… Orta ve Güney Amerika’da Mayalar, Aztekler ve İnkalar tarafından benzer yapılar yapılmış ama gerçek piramitler Mısır’dakiler… Yunanca ‘pyramis’ sözcüğünden türemiş olan piramitlerde genellikle taş ya da tuğla kullanılmış. Dörtgen bir taban üzerinde yükselen piramitlerin üçgen biçimli dört kenar yüzeyi tepede bir noktada birleşir.


En tanınmış piramitler, Kahire’nin güneyinde Gize’de bulunan üç piramit. Bu piramitler 4. hanedan döneminden (İ.Ö. 2575-2468) kalmış. En büyüğünü Yunanca adıyla Firavun Keops yaptırmış. Keops Mısırlılar’ca ‘Khufu’ olarak adlandırılır. Keops Piramidi’nin taban kenarları yaklaşık 230 metre ve yüksekliği 146 metredir. Ama dış kaplaması aşındığı için bugün yüksekliği 9 metre daha düşüktür. Kayalık bir zemine oturan piramidin dış bölümü kireç taşı ve granitten yapılmıştır. Tüm yapıda her biri ortalama 2,75 ton ağırlığında toplam 2,3 milyon taş blok kullanılmıştır.


Piramitlerin nasıl yapıldığına dair ilginç bilgi

Piramitlerin nasıl yapıldığına dair ilginç bilgi

Amsterdam Üniversitesi araştırmacılarının gizemli Mısır Piramitleri’nde yaptıkları araştırmada ıslak kum bulunduğu ve bu bileşenin piramit yapımına karşı önemli bir ipucu olduğu belirtildi. Araştırmacıların yaptıkları açıklamalara göre gerekli kum ve su miktarının bileşenlerinde gerekli sertleşmeyi oluşturacağı iddia edildi.


Yapılan deneyler ve gerekli kum su birleşenlerinin test edildiği araştırmada çöl kumunun gerekli su miktarı katılarak yoğun baskı uygulanması sonucu bekletilmesi ile normal kuma göre 2 kat daha sert bir birleşene sahip olunduğu belirtildi.


Yapılan araştırmalara göre gizemli piramitlerin inşasında kum yığınlarının gerekli miktarda su miktarı ile birlikte kat kat yukarı doğru bekletilip gerekli sertliğe ulaşan kayaların kat kat yukarı doğru inşa edilerek piramitlerin yapıldığı hakkında yeni bir teori ortaya atıldığı belirtildi. Deneyler kumun rutubetinin doğru miktarda gerekli çekme kuvveti uygulanarak yapıldığı test etme üzerine olmuştur. Teorilerini test etmek için, fizikçiler kum bir tepsiye Mısır kızağın bir laboratuvar versiyonunu yerleştirdi.


Mısırın dirilişi: 17 gizli piramit

Mısır’ın dirilişi: 17 gizli piramit!

Bu kum su miktarının bir fonksiyonu olarak, gerekli çekme kuvvetini ve kum sertliğini belirleyici bir kuvvete sahip olduğu belirtildi. Çok daha güçlü bir kum kayası elde etmek için belirli bir hacmi olan kum kayaların bir areometre ile ölçülerek uygulanan sertliğinin ölçüldüğünde istenilen sertliğe ulaştığı belirtildi. Geçtiğimiz yıllarda da dünyanın yörüngesindeki uyduların kızılötesi teknolojiyle çektiği fotoğraflarda, Mısır’da 17 piramit daha tespit edilmişti. Kumlar altındaki o piramitler ve çevrelerindeki antik şehir, gün yüzüne çıkmayı bekliyor.


Antik Mısır medeniyetinin görünen kısmı dünyayı büyülemeye yetiyordu ama dahası da var. Çölün kumları altında, yer üzerinden de büyük bir zenginlik olduğu, kızılötesi teknolojiyle çekilen fotoğraflarla ortaya çıktı. O kumların altında tam 17 piramit bulundu. Sadece bu da değil… 1000 mezar ve 3 bin antik dönem evi de o piramitlerin yakınlarında gün ışığına çıkacakları günü bekliyor. Araştırmayı Amerika’daki Alabama Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA’nın desteğiyle yaptı.


Yerkabuğunun 700 km dışında, dünyanın yörüngesinde dönen teleskopların çektiği binlerce fotoğraf dünyaya gönderildi. Teleskopların kameraları, 1 metre çapındaki objeleri görebilecek kadar hassastı. Şimdi, o görüntülerde saptananlar Mısır’daki kazılar da teyit ediyor. Mısır’ın Sakkara bölgesinde yapılan ilk kazıda ortaya bulunan bir ev, kızılötesi teknolojiyle çekilen fotoğraftaki görüntünün birebir aynısı çıktı. Arkeologların tespit edilen 17 piramidin ikisi için yaptığı ön kazılar da, görüntüleri doğruluyor.


Dünyada Piramitler gibi çeşitli iddialarla gizemi hâlâ çözülemeyen ilginç yerler var. İşte gizemin hâkim olduğu bölgeler ve tüylerinizi ürpertecek hikâyelerden bazıları…

Dünyada Piramitler gibi çeşitli iddialarla gizemi hâlâ çözülemeyen ilginç yerler var. İşte gizemin hâkim olduğu bölgeler ve tüylerinizi ürpertecek hikâyelerden bazıları…


Poveglia Adası / İtalya

Poveglia Adası / İtalya

Eskiden vebalılar için karantina istasyonu ve akıl hastanesi olarak kullanılan Poveglia Adası, bugün terk edilmiş binalar ve yabani otlarla kaplı. Efsaneye göre karantina döneminde burada birçok insan yanmış. Şu anda Poveglia topraklarının insan külleriyle dolu olduğuna inanılıyor. Bunun dışında, adada akıl hastanesi olduğu dönemde çılgın bir doktor, hastalarını kobay olarak kullanıp açık beyin ameliyatıyla deliliklerini çözmeye çalışmış.


Fakat kendi sonu da anlatılanlara göre adadaki çan kulesinin tepesinden atlaması olmuş. Efsaneye göre atlayıp ölmeyen doktorun boğazını, yerden çıkan hayaletler sıkarak öldürmüş. Bugün bile balıkçılar ada çevresinde balık tutmaya cesaret edemiyormuş, çünkü çoğu zaman ağlarına insan kemikleri takılıyormuş. Adada bugüne kadar toplamda 160 bin civarında kişinin öldüğü düşünülüyor.


Pek çok kez belgesel kanallarının hayalet avcısı tarzı programlarına konuk olan adanın son sakinleri, adadan ayrılmalarının sebebini onlara sürekli “Gidin ve asla geri gelmeyin” diyen sesler olduğunu belirtiyorlar.


Sedlec Ossuary / Çek Cumhuriyeti

Sedlec Ossuary / Çek Cumhuriyeti

Bu kilisenin döşeme ve dekorasyonunda 40 bin kadar insan iskeleti kullanılmış. Dolayısıyla mimarisiyle ilgi uyandırıyor. Peki nasıl oluştu? Şapelin bahçesine gömülmek itibar görünce, burası giderek büyüyen bir mezarlık halini almış ve daha sonra küçültülmesi zorunlu hale geldiğinde, çıkarılan kemikler şapel içinde dekorasyon malzemesi olarak kullanılmış. Sağda solda kemiklerden piramitler oluşturulurken, ortada duran avizenin özelliği ise insan vücudunda bulunan bütün kemikleri barındırması…


Benekli Göl / Kanada

Benekli Göl / Kanada

Başta sülfat olmak üzere mineral bakımından zengin olan bu gölde, gümüş ve titanyum bulunuyor. Benek şeklindeki alanlar yazın göl buharlaştığında ortaya çıkıyor. Yerli halk gölü kutsallaştırmış durumda. Birinci Dünya Savaşı sırasında bu göldeki tuzlar patlayıcı yapımında kullanılmış.


El Çölü (Mano del desierto) / Şili

El Çölü (Mano del desierto) / Şili

Şilili heykeltraş Mario Irarrázabal’ın Atacama Çölü’nün ortasında yaptığı bu heykel görenleri hayrete düşürüyor. Sanatçının ‘Hand of the Desert’ adını verdiği çalışma, Antofagasta şehrine 75 km uzakta. 11 metre yükselliğe sahip el, sanki yardım istyormuşcasına duruyor.


Yazar Mario Irarrázabal da bu heybetli anıtın yalnızlığı, adaletsizliği ve çaresizliği sembolize ettiğini söylüyor. Ancak ne yazık ki, bazı turistler vandalizme karşı koyamıyor; bu nedenle el periyodik olarak grafitti’den temizleniyor.


Aokigahara Ormanı / Japonya

Aokigahara Ormanı / Japonya

Aokigahara Ormanı, Japonya’nın meşhur Fuji Dağı’nın hemen yanı başında bulunan ve uzaktan bakıldığında yeşilin her tonuyla dikkat çeken bir doğal güzellik. Yerli ve yabancı turistler bu ormana Fuji Dağı’nı çeşitli açılardan görmek, dağın fotoğraflarını çekmek ve hazırlanan parkurlarda doğayla iç içe yürüyüş yapmak için geliyor. Ama burası intihar ormanı olarak da biliniyor.


Ormanın derinliklerine doğru gidildiğinde önce ağaçlarda topluma ya da geride kalanlara sitem amaçlı, mesaj veren çivilenmiş objeler ve bırakılmış veda notları görülüyor. Sonra ise çoğunluğu kendini ağaçlara asarak bazıları ise ağaç diplerinde aşırı dozda ilaç alarak kendini öldürmüş insanların bedenleri… Aokigahara’nın girişine gelindiğinde rastlanan, son kez bu ormana gelmek için kullanılmış ve terk edilmiş arabalar zaten nasıl bir ortam olduğu hakkında ilk fikri veriyor.


Ormana girdiğinizde “Ateş yakmayın, çöp atmayın” gibi klasik uyarılar yerine “Lütfen intihar etmeyin, hayat size verilmiş bir hediye, ailenizi ve arkadaşlarınızı düşünün” gibi ifadeler yazılı. Yıldan yıla artması ve özendirici bulunması nedeniyle Japonya bu ormandaki intiharların sayısını resmi olarak açıklamıyor fakat sayının her yıl 50-100 arası olduğu tahmin ediliyor.


Hoia Ormanı (Pădurea Hoia) / Romanya

Hoia Ormanı (Pădurea Hoia) / Romanya

1968 yılında orduda çalışan bir teknisyenin bu ormanın üzerinde dolaşan bir UFO fotoğrafı çekmesinin ardından Hoia-Baciu, dünya genelinde paranormal bir şöhrete sahip oldu. Bu bölge aynı zamanda ‘Transilvanya’nın Şeytan Üçgeni’ olarak da anılıyor. Çünkü kimileri, bu ormana gezmeye giden insanların ortadan kaybolduğuna inanıyor. Bu ormanın içinden geçen bazı insanlar ise o süreçte şiddetli kaşıntı, mide bulantısı ve nöbet geçirdiğini iddia ediyor.


Hayalet Şehir Ordos Kangbashi / Çin

Hayalet Şehir Ordos Kangbashi / Çin

Dünyanın en kalabalık ülkesi olmasıyla bilinen Çin, nüfusun ihtiyacı olandan çok daha fazla konuta sahip olduğu gerçeğiyle de yüz yüze gelmiş durumda. Nüfus artış hızı gözetilmeden yapılan sayısız konut ve bu konutları satın almaya gücü olmayan insanlar nedeniyle inşa edilen sayısız yerleşim yeri şu an hayalet şehir olarak nitelendiriliyor. Bu durumun ortaya çıkış sebebi olarak Çin’deki emlak balonu gösteriliyor.


Hayalet Şehir Centralia / ABD

Hayalet Şehir Centralia / ABD

1962’de, bu kasabayı ‘hayalet şehir’e çeviren acayip bir kaza oldu. İtfaiyeciler terk edilmiş bir kömür madeninde çöp yakarken yanlışlıkla alevler kömür damarlarına yayıldı ve bugün hala devam eden bir yeraltı yangını başlattı. Bu acayip olay sayesinde bölgeden turistler, fotoğrafçılar ve gazeteciler eksik olmuyor.


Haçlar Tepesi (Kryžių kalnas) / Litvanya

Haçlar Tepesi (Kryžių kalnas) / Litvanya

Haçlar Tepesi eski bir mezarlık gibi… Sıklıkla Katolikler geliyor buraya. Ziyaretleri sırasında bir haç bırakırlarsa dileklerinin yerine geleceğine inanıyorlar. Bir efsaneye göre, tepeye haç bırakan ilk kişi, kızı ölümcül hasta olan bir köylüymüş. Kızı kurtulunca herkes buranın kerametine inanmış ve her gelen haç bırakmaya başlamış.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir