Parti kuramayınca, iki kuzeniyle kendi devletini kurdu! Bir köyün yüzölçümü kadar toprakları var

İşte hayal dünyasından bir adım öteye geçen insanların ilan ettiği o ülkeler. 


HUTT RİVER

HUTT RİVER

21 Nisan 1970’te Leonard Casley adında bir çiftçi tarafından Avustralya’dan ayrılarak 75 kilometrekarelik tarım toprakları üzerinde kurulan bir mikro ulustur. Batı Avustralya’da, Perth şehrinin 595 km kuzeyinde yer alan bağımsız mikro ulusun toprakları Hong Kong kıyaslanabilecek miktardadır


Prenslik, aynı zamanda Kalbarri Milli Parkı’na da yakın bir konumda bulunuyor. Leonard Casley, Northampton yakınında büyük bir çiftlik satın alır. Bölgedeki bitki örtüsü, sadece koyun veya sığır ya da sadece sığır yetiştiriciliği için uygundur. Yağmurların yeterli olduğu yıllarda, iyi beslenen koyunların yünleri bol ve kaliteli olmaktadır. Diğer çiftçilerin de aynı şekilde kaliteli yün üretmeleri sebebiyle, hedeflenen fiyata ulaşılamayıp, kar düşük kalacaktır.


Yeterli yağmurun olmadığı yıllarda, koyunlar iyi beslenememekte, yün nitelik ve nicelik olarak düşük olmaktadır. Leonard Casley bu durumdan kurtulmak ister. Bir sulama programı uygular ve tahıl eker. Leonard Casley’in iyi bir ürün elde ettiği ilk yılda, Batı Avustralya’nın tahıl ambarındaki diğer çiftlikler de iyi mahsul elde etmişlerdir.


Bunun üzerine üretim miktarını kısıtlayan bir kota yasası çıkartılır. Leonard Casley gelirinin yüzde 10’unu kaybeder. Buna karşılık yasal yollarla hakkını aramak ister, fakat yargıçların yasaları değiştirme yetkileri olmaması nedeniyle kendisine yardımcı olamamalarından dolayı davaları kaybeder.


Leonard Casley hayal kırıklığı ile Avustralya mahkemelerinde adalet arar. Avustralya Anayasasında, faydalanabileceği bir takım yasal boşluklar mevcuttur.


Bu gerçeği Leonard Casley kullanır. 1970’de, kendisine ait tarım istasyonu ile Avustralya’dan kopar ve “Hutt River Province”i kurarak bağımsızlığını ilan eder.


ELLEORE

ELLEORE

Danimarka kıyılarındaki bir adada 1944 yılında kurulan bu mikro ulus, günümüzde, yılda bir hafta hariç tamamen ıssız. Yılda bir hafta gelip kuruluşlarını kutluyorlar. Elleore Krallığı’nın vatandaşları kendi şarkılarını, danslarını ve hatta “Cracket” denilen kendi sporlarını yaratmış durumdalar. Bu mikro ulusta konserve sardalya ve meşhur “Robinson Crusoe” kitabı her nedense yasak. Krallık tarihi Danimarka okullarında öğretiliyor ve mikro ulusun vatandaşları kimlikleriyle gurur duyuyorlar.


SEBORGA

SEBORGA

Seborga Prensliği, İtalya topraklarının Fransız sınırına yakın bir bölgesinde bulunan bir prensliktir. Bu prenslik 954 tarihine kadar uzanıyor. Tarih boyunca birleşik İtalya’nın resmi anlamda asla bir parçası olmayan bu mikro ulus, Giorgio Carbone liderliğinde, 1963 yılından itibaren bağımsızlık iddiasını güçlü biçimde dile getirmeye başladı.


Yöre halkı tarafından yönetici seçilen Carbona, “1. Giorgio” unvanıyla 2009 yılına kadar yönetimde kaldı. Luigino isimli para birimi 1994-1996 yılları arasında hiçbir hukuki geçerliliği olmamasına karşın bölge içinde kullanılmıştır. Son nüfus sayımına göre 320 vatandaşı vardır.


SAUGEAİS CUMHURİYETİ

SAUGEAİS CUMHURİYETİ

1947 yılında bir şaka olarak Fransa-İsviçre sınırında kurulan devlet, 11 kasabadan oluşuyor. Günümüzde kendi tasarladıkları kimlik kartları verip, resmi pullar vs. satan, popüler bir turistik cazibe merkezidir.


ATLANTİUM İMPARATORLUĞU

ATLANTİUM İMPARATORLUĞU

Avustralya’ın Sidney şehrindeki bir apartman dairesinde George Cruickshank tarafından kurulan bir mikro devlettir. Devlet kurma fikrinin 30 yıl öncesine dayandığını dile getiren Kral George, “15 yaşında ailem bana ‘Dünyanın gidişatını beğenmezsen kendi yolunu çiz’ diye telkinde bulundu. Önceleri siyasi parti kurmayı düşündüm. Ancak daha sonra bu fikrimden vazgeçerek iki kuzenimle kendi devletimi kurdum” der. Atlantium, Avustralya’dan bağımsız değildir. 2008 yılı verilerine göre, tüm dünyadan 1200’den fazla vatandaşı var. Fotoğraf: Resmi web sitesi


LA BOİRİE

LA BOİRİE

Fransa’da 2006 yılında Phillipe, Pascal ve Sebastien isimli Fransız tarihine, coğrafyasına ve politikaya meraklı 3 kafadar tarafından kurulan “konsolosluk” 7 hektarlık alanda faaliyet gösteriyor. Konaklama ve sabah kahvaltısı imkânı sunan turistik bir tesis gibi de düşünülebilecek mikro ulus, kendi takvimine ritüellerine vs. sahip. Sık sık partiler ve balolar düzenleniyor. Bu ulus eko-vatandaşlığı ve hazcılığı savunuyor.


CHRİSTİANİA

CHRİSTİANİA

40 yıl boyunca Christiania’nın yerlileri ile hükümet arasında pek çok kavgalar ve çatışmalar yaşanmış. Fakat Christianialılar davasından hiç vazgeçmemişler. Nisan 2011’de Danimarka hükümeti ile Christiania’nın geleceği hakkında görüşmeler devam ettiği için Christiania halkı geçici olarak bu bölgeyi kapatıp sonra tekrar açmışlar.


Tüm bu zorlu mücadelelerin sonunda ise, Temmuz 2012’de resmi olarak ‘Freetown Christiania’ (Özgür Bölge Christiania) kurulmuş. Avrupa Birliği’nin kurallarını reddeden, kendi kurallarını uygulayan bu bölgenin Kopenhag ile sınırları nasıl ayrılıyor? Tek bir adımla gerçekten tüm kurallar değişiyor mu?


‘Christiania’ tabelası ile bu sınırlara girdiğini ve ‘Şu anda Avrupa Birliği’ne giriyorsunuz’ tabelası ile artık bu sınırlardan çıkıp tekrar Kopenhag’a geri döndüğünü anlıyorsunuz. Christiania’ya adım attığınızda müzik, resim gibi pek çok sanat dalının ve sporun ön planda olduğunu görebilirsiniz.


Burada birbirinden renkli grafitilerin süslediği duvarlar, organik kafeler ve marketler, konser alanları, sanat galerileri de yer alıyor.


MOLOSYA

MOLOSYA

Nevada eyaletinde yaşayan Kevin Baugh adındaki ABD vatandaşı, satın alıp 1977 yılında kendi cumhuriyetini ilan ettiği Molosya adını verdiği 25 bin metrekarelik toprakta ‘Devlet Başkanı’ olarak yaşamını sürdürüyor. Baugh, Molosya adının İspanyolca ‘küçük kayalık tepe’ anlamına gelen ‘morro’ sözcüğünden türediğini belirtiyor.


Fantezi nitelikli bir mikro ulus olan Molosya’yı ziyaret etmek için pasaport gerekiyor ve ‘ülkeye’ giriş yapan turistlerin pasaportuna ‘Molosya Cumhuriyeti’ damgası vuruluyor. Molosya’nın başkanlık sarayı, tahmin edilebileceği gibi Kevin Baugh’un evi. Molosya’nın nüfusu birkaç köpek dâhil 34 kişi.


Ülkede bir de kedi yaşıyor ama Devlet Başkanı Kevin Baugh, güvensiz ve etrafı provake edici bulduğu kediye vatandaşlık vermediğini söylüyor. Baugh, Molosya’yı 1977’de 15 yaşındayken kurmuş, 1999 yılında ise kendi başkanlığını ilan etmiş.


Kevin Baugh, bir meclisin varlığını zorunlu kılan bir anayasası olsa da “iç karışıklıklar ve sınırın dışından gelen müdahaleler nedeniyle” diktatörlük yapmak zorunda olduğunu söylüyor. Molosya, kendi bankası, hapishanesi ve postanesinin yanı sıra; donanma, deniz akademisi, demiryolu, uzay programı (oyuncak bir roketten oluşuyor), ölçüm sistemi ve milli bayramlara da sahip. Dünyada bu yerler dışında birçok ülkenin resmi olarak tanıdığı küçük ülkeler de var… İşte onlardan bazıları…


NAURU

NAURU

Resmi adıyla Pleasant Island… Dünyanın en küçük üçüncü ülkesidir ve Güney Pasifik’te, Mikronezya’nın bir adasıdır. Nauru halkı geçimini buradaki verimli topraklarda yetişen başlıca hindistan cevizi olmak üzere tropikal meyvelerden, sebzelerden ve kuş artıklarından meydana gelen mineral bakımından çok zengin ‘guano’ rezervlerinden sağlıyor.


Nauru sıradan bir ülkenin aksine, şehirlerden değil bölgelerden oluşuyor. Ulaşımın gelişmemiş olması ve turistler için barınacak yerlerin yetersiz olması beklenenin aksine bu güzel ada ülkesinde turizm sektörünün pek de gelişememisine sebep olmuştur


TUVALU

TUVALU

Büyük Okyanus’ta bulunan Tuvalu, dokuz tane mercan adasından oluşuyor. Coğrafi özelliklerinden dolayı diğer tropikal kesimlerde olduğu gibi bu iklimde de yetişen tarım ürünleri ve balıkçılık en önemli geçim kaynaklarıdır.


Tuvalu, deniz seviyesine çok yakın bir ülke olduğu için küresel ısınmanın artması durumunda batma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak olan yerlerden birisidir. Böyle bir risk, bu küçük ülkeden göç miktarının fazla olmasının en büyük sebeplerindendir


SAN MARİNO

SAN MARİNO

Dünyanın en küçük ülkelerinden San Marino’nun bazı toprakları, ülke sınırları dışında bulunuyor. Ülkeye giden tek ulaşım karayoluyla sağlanıyor. Ülkenin en büyük gelir kaynağı turizmcilik. Ayrıca futbola verdikleri önemle de tanınıyorlar. Ülke, Nisan aylarında düzenlenen Formula 1 etkinliğiyle dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor.


MONACO

MONACO

Dünyanın en küçük ikinci ülkesi olan Monako’nun kara sınırları Fransa’yla komşu durumda. Ülkenin başkenti her ne kadar Monte Ville olsa da Monako’nun en ünlü şehri Monte Carlo’dur. Bu şehir kumarhaneleriyle tanınıyor ve ülkenin en zengin şehri konumundadır.


Akdeniz’e kıyısı olan bu güzel liman ülkesinde yapılabilecek en güzel şey bir yat turuna çıkmak. Mimari olarak da güzel yapılara sahip olan Monako’da Palais Precier olarak bilinen Kraliyet Sarayı bulunmakta. Fotoğrafları süsleyecek mütevazi ama görkemli bir yapı…


VATİKAN

VATİKAN

Yalnızca 0,44 km2 lik yüz ölçümüyle dünyanın en küçük ülkesi olma özelliğini taşıyor. Öyle ki Vatikan, ortalama bir mahalleden bile küçük bir ülke. Mimari bakımdan çok zengin olmakla birlikte her ayın son Pazar günleri ülkeye giriş ücretsizdir. Katolik mezhebinin yönetim merkezi olan bu şehir ülkesinde kış mevsiminde Çarşamba günleri Papa’nın kabul günleri oluyor. Roma’nın içinde bulunan, etrafı yüksek duvarlarla çevrili bu büyülü ülke görülmeye değer.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir