ABD, Körfez petrolüne alternatif arayışında Libya’nın zengin enerji kaynaklarını yeniden değerlendirmek amacıyla önemli bir anlaşma tasarlıyor. Bu plan, Libya’daki iki güçlü aile olan Dibeybe ve Haftar arasında bir güç paylaşımını öngörüyor. Seçim sürecinden ziyade, yeni nesil liderlerin desteğiyle hayata geçirilecek bu anlaşma, petrol akışını güvence altına almayı ve bölgedeki stratejik ittifakları yeniden şekillendirmeyi hedefliyor.
Libya, 2011 yılında Muammer Kaddafi’nin devrilmesinden bu yana iç savaş ve siyasi bölünme ile mücadele ediyor. Ülkenin durumu, enerji piyasalarını etkileyen İran ile yaşanan gerginlikler nedeniyle daha da karmaşık bir hal almış durumda. Washington, bu krizden faydalanarak Libya’nın geleceğini şekillendirmeyi ve küresel enerji güvenliğini sağlamayı amaçlıyor.
Plan, Dibeybe ailesinin batıda ve Haftar ailesinin doğuda kontrolü elinde tuttuğu bir güç paylaşımını önermektedir. Böylece birleşmiş bir Libya’nın petrolü, Hürmüz Boğazı’ndan çıkan petrole alternatif olabilecek bir konumda değerlendiriliyor. Türkiye’nin de sürece destek vereceği belirtiliyor.
Son yıllarda Libya’daki siyasi durum, demokratik seçim umudunun büyük ölçüde kaybolmasına neden oldu. Batılı yetkililer, artık seçim yerine köklü ailelerle iş birliği yaparak sorunun üstesinden gelmeyi tercih ettiklerini ifade ediyor. Ancak bu yeni yaklaşım, mevcut liderler yerine yeni nesil isimlerin öne çıkmasını sağlarken, halkın iradesini göz ardı edebilir.
ABD Başkanı’nın Afrika özel temsilcisi Massad Boulos, bu diplomatik çabanın öncüsü konumunda. Boulos, İbrahim Dibeybe ile yakın ilişkiler kurarak, sağlık sorunları yaşayan kuzeni Abdulhamid Dibeybe’nin yerine geçmesi için bir plan oluşturdu. Ayrıca, General Halife Haftar’ın oğlu Saddam Haftar’ın da ülkenin yeni lideri olması bekleniyor. Saddam, hem askeri hem de diplomatik alanda güçlü bir profil sergileyerek Washington’un desteklediği isimler arasında yer alıyor.
Ancak bu üst kademe plan, Libya’da çeşitli tepkilere neden olabilir. Özellikle Misrata gibi ticaret merkezleri ve dini otoriteler, bu tür bir güç paylaşımını kabul etmeyebilir. Libya Müftüsü Sadık el-Geryani, iki aile arasındaki herhangi bir anlaşmaya karşı olduğunu ifade etti. Ayrıca, her iki aile içinde liderlik yarışları da devam etmekte. Haftar ailesinde Saddam ile kardeşleri arasındaki rekabet sürerken, Dibeybe tarafında da farklı gruplar arasında çatışmalar yaşanıyor.
Sonuç olarak, ABD’nin Libya’daki bu stratejik adımı, hem enerji güvenliğini sağlamak hem de bölgedeki güç dengesini yeniden oluşturmak amacıyla atılmış önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Ancak karşılaşılacak direnç ve mevcut çatışmalar, planın uygulanabilirliğini sorgulatıyor.