Gazeteci Fatih Altaylı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleştirdiği bazı siyasetçi transferlerinin, yalnızca kadro kazanımı değil, aynı zamanda muhalefet seçmeninde moral ve güven kaybı yaratma amacını taşıdığını ifade etti. Altaylı, bu durumun, “karşı tarafı zayıflatma” hedefini güttüğünü ve seçmen arasında “oy verdikleri kişilerin kolayca değişen taraflarda yer alabileceği” algısını güçlendirerek siyasete olan güveni zedelediğini belirtti.
Son yazısında, siyasetçilerin parti değiştirmelerini ele alan Altaylı, Erdoğan’ın bu isimleri sadece kazanmak için değil, muhalif seçmen tabanında “yılgınlık ve inançsızlık” yaratmak amacıyla transfer ettiğini öne sürdü.
Altaylı, bu konuyu gündeme getiren Lütfü Türkkan örneği üzerinden de önemli noktalara değindi. Bir kadın milletvekilinin, seçildikten sonra danışman olarak getirdiği bir gazeteci ile arasında ilişki olduğu iddialarının ortaya atılması ve ardından boşanarak bu kişiyle evlenmesi, siyasetteki ihanet algısını pekiştiriyor. Altaylı, bu tür durumların özel hayatla ilgili olsa da, siyasetteki güven duygusunu sarsabileceğini vurguladı.
İlgili kadro değişimlerinin, muhalefet içerisinde büyük bir hayal kırıklığına yol açtığını belirten Altaylı, seçmenlerin artık kendileriyle aynı kaygıları paylaşan temsilciler aradıklarını, ancak transfer edilen isimlerin bu hisleri taşımadığını düşündüklerini ifade etti. Bu durum, muhalefet seçmeninin siyasete olan güvenini zedelerken, Erdoğan’ın bu transferlerden hiçbir anlamda kazanım beklemediğini, asıl amacının muhalefeti zayıflatmak olduğunu öne sürdü. Altaylı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu transferlerden bir sonuç alacağını düşünmediğini belirterek, muhalefet seçmeninin bu süreçte hissettiği hayal kırıklığının, iktidarın işine yarayabileceğini vurguladı.